2 Şubat 2016 Salı

ŞARLOT PASTA

şarlot pasta
şarlot pasta
zamanım bolken yaptığım pastalara dönüp , bunları ben mi yapmışım diyorum...şimdi bir pastaban arasına krema sürmekten acizim resmen..

yabancı siteleri talan eder,nerde değişik bir tarif varsa bulur denerdim....
bir poğaça hamuru yoğurur ,gördüğüm tüm değişik şekilleri yapıp sizlere gösterirdim...
saatlerce fotoğraf çeker,onu yayınlamak için yarım günümü harcardım....:)
hergün yazacak bişeyler bulur, değişik ne yayınlasam da takipçilerimi şaşırtsam diye düşünürdüm...
bir tarifi yayınladınmı herşey bitmezdiii.....tarifin altına sorulan sorulara iki gün boyunca cevaplar verirdim.....aynı soru defalarca sorulsa bile...
yine tarifi yayına girdimi , sürekli gelen yorumları ve mesajları merak eder,pc başından ayrılamazdım....
vs vs vs vs.....

bunların hepsini vakit bulduğumda yapardım.....ama şu okulum (inseallah) hayırlısı ile bitsin yine kaldığım yerden devam edeceğim emin olabilirsiniz ....

şarlot mu diyelim, rulolu kümbet mi diyelim bilmiyorum....
genelde bu tarifi hazır rulo keklerle yapanlar var..ben çok eskidende kekimi kendim yapmıştım şimdi de......aslında nefis bir pasta ama kreması ile ilgili sorun yaşayabiliyorsunuz....

şöyle ki;  tadı çok güzel ama pasta istediğiniz gibi dilim halinde duramıyor..ilk dilimi kestiğiniz anda biraz bozulmalar oluyor..(çok değil ama hafif içe çökme)

tabii bozulmayan sert kremalar yapabilirsiniz ama ben her kremanın tadını sevmiyorum ..mesela sırf kremşanti olsa tadı vıcık vıcık krema......sırf muhallebi olsa çok ağır bir tad.....ama bu krema şu an için lezzeti en güzel olan.....

aklımda güzel krema tarifleri var aslında....geçenlerde desenli rulo pastaya uyguladım nefis oldu...kısaca yazayım belki denersiniz..bir paket kremayı ısıttım,içine 80 grlık bitter ekledim..eriyince dolaba kaldırdım..soğuduğunda onunda içine bir poşet şanti döküp iyice çırptım....sert ama lezzetli bir kremam oldu.....belki bitter yerine beyaz çikolata kullanırsak bu pastaya olabileceğini düşünüyorum....deneyeceğim zaten de ilerde insaallah :)

kendi tarifimi aynen kopyala yapıştır yaptım..hadi kolay gelsin size....



kümbet pasta
şarlot pasta

pandispanya malzemeleri....
  • 4 adet yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 su bardağı kadar böğürtlen reçeli
krema malzemeleri.....
  • 4 su bardağı süt
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağına yakın şeker(bir parmak eksik)
  • 1 paket vanilya
  • 25 gr.kadar margarin
  • 1 poşet kremşanti-yarım su bardağı süt(çırpmak için)
  • muz
yapılışı.......
  1. krema için un süt şeker karıştırılır...koyulaşana kadar pişirilir....vanilya ve margarin ilave edilir..soğumaya bırakılır.....
  2. kremşanti az sütle çırpılır....soğuyan krema ile karıştırılır...
  1. kek için ,yumurta şekerle iyice çırpılır...
  2. un,kab.tozu ve vanilyada ekleyerek yağlı kağıt serilmiş tepsiye dökülür...
  3. 180 dereceli fırında pişirilir.....
  4. sıcakken içine reçel sürülüp hemen rulo yapılır....
  5. üzerinde piştiği yağlı kağıda sarılıp derin dondurucuya konulur....
  6. dilimlenecek kadar soğuyunca çıkarılır.....
  7. yuvarlak bir kalıba streç film geçirilir...
  8. rulo pandispanya baş parmağı kalınlığında dilimlenir....
  9. kalıba alttan başlayarak kenarlara doğru dizilir....
  10. krema ruloların üzerine dökülür...onun üzerinede muz dilimleri konulur...
  11. en üstede rulo dizilerek streç ile kapatılır.......en az beş altı saat dinlenmeye bırakılır..
NOT:
  • rulonun kenarları bozuk olursa o parçaları küçük küçük doğrayarak kremaya ekleyebilirsiniz......
  • şeker miktarı fazla gibi oluyor...ya kremadan,ya pandispanyadan şekr miktarını azaltabilirsiniz.....
  • krema ,illaki pasta kesildikten sonra biraz yumuşak olduğu için kendini bırakabilir...tadı bunu kapatacaktır:)
  • birinci ve sonuncu fotoğrafta muzlar koyu görünüyor....pasta 4-5 saat beklemesine rağmen sadece bu görünen muzların rengi siyahlaşmış..neden bilemiyorum..((((sebebini buldum galiba..streç filme denk gelen muzlarda var sadece..acaba ondanmı))))



1 Şubat 2016 Pazartesi

KOZALAK MANTI YAPILIŞI

kozalak mantı
kozalak mantı


merhabalaaar....

birden kendimi sabah programı sunan sunucular gibi hissettim....:)

ama buralara uğramayalı çok oldu ne yapayım...özledim mi deseeem yoksa ara verdim diye ne yazacağımı bilemediğim için laf salatası mı yapıyorum desem bilemedim ..

biraz zaman buldum da bu boşluktan yararlanıp size bir kaç tarif yazayım dedim...bu tarifler uzun zamandır arşivde kokmaya başlamıştı...

malum okulun son dönemine girdim....formasyon alıyorum...ev artı çocuklar derken bloğuma bırakın yemek tarifi eklemeyi açıp bakamıyorum bile....bu yüzden fırsatları değerlendirmeyi de öğrenmiş olmalıyım ki ilk boşlukta bloğuma koştum...

tariflerin üzerinden o kadar çok zaman geçti ki tadını tuzunu bile unuttum..ne yazsam diye düşünüyorum...:)

kızarmış yufkalı,yoğurtlu ve salça soslu bir mantı nasıl olabilir ki...tabiki güzeldir herhalde :))

aslında itiraf etmem gerekirse, ben bundan hiç yemedim...misafire yapmıştım ... soğanlı ve sarımsaklı yaptığım için yiyemedim...(soğan ve sarımsak yemiyorum bunu takipçilerim çok iyi biliyor) sadece tahmin üzere tadının güzel olabileceğini söylüyorum..

aslında bu tarifi çok kişi yaptı yedi belki de ben en son deneyen kişiyim ama hala varsa yapmayan şimdiden afiyet olsun kolay gelsin...

en üste biraz maydanoz serpseymişim dedim şimdi bakınca...gözüme bir eksik göründü nedense...
birde yoğurdum ev yoğurdu olunca biraz sıvı sıvı oldu...o yüzden ne kadar yoğurt döksemde altlara birikti...biraz süzdürerek kullanabilirsiniz benim gibi ev yoğurdu kullanıyorsanız..


pipetle sarılan yufkalı kozalak mantı
kozalak mantı yapım aşamaları



kozalak mantı malzemeler....


  • 3 adet yufka
  • pipet
  • 150 gr kıyma
  • 1 adet küçük soğan
  • 1 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • karabiber, tuz
  • üzeri için bir kase sarımsaklı yoğurt

kozalak mantı nasıl yapılır?

  1. üç adet yufka üst üste serilir..
  2. önce dörde,sonra her bir çeyrek parçada dört parçaya kesilir....
  3. pipet yardımı ile üçgen yufkaların geniş tarafından başlayarak içine hiç bir şey sürmeden kuru bir şekilde sarılır...ve ucu su ile ıslatılarak yapıştırılır...
  4. tüm yufkaların sarma işi bitince bol yağda kızartılır...
  5. kağıt havlu üzerine alınan kızarmış yufkalar düz bir tabağa güneş gibi dizilir..
  6. ayrı bir tavada az yağda küçük doğranmış soğan kavrulur...içine rendelenmiş domates ilave edilir..
  7. salça tuz ve baharatlarda ilave edilerek biraz daha pişirilir..
  8. kızarmış yufkaların üzerine yoğurt dökülür...onunda üzerine kıymalı sos dökülür..
  9. arzuya göre ince doğranmış maydanozla süsleyebilirsiniz....
  10. afiyet olsun...
not.....
  1. yufkaları daha önce sarıp bekletebilirsiniz...
  2. servisten önce kızartıp kullanabilirsiniz..
  3. sos olarak kıymalı sos dışında en son üzerine kızdırılmış tereyağ gezdirebilirsiniz..

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek



Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme



Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme



Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme



Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)



Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Ocak 2016 Pazartesi

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali



Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.

Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.

Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.



Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.

Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.

Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2015 Cuma

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Hakkında Merak ettikleriniz Bu Sitede!

Sağlıklı beslenme yaşamımızın her döneminde hepimizin öncelikli konusu. Endişelerimizi gidermek ve sorularımıza cevap bulabilmek adına hemen bir bilene danışmak istiyoruz ve yaşadığımız çağ gereği ilk başvurduğumuz yer genellikle “internet” oluyor. Ancak, internetteki bilgi karmaşasından neyin doğru neyin yanlış olduğuna bir türlü karar veremiyor ve işin içinden çıkamıyoruz.

Sağlıklı gıda tüketimi dendiğinde akla öncelikli olarak “süt konusu” geliyor. Sütün beslenmemizdeki önemi tartışılamaz bir gerçek. Ancak, sağlıklı ve güvenli süt tüketimi konusunda pek çok doğru bilinen yanlışlar ve iddialar bulunuyor.

Sokak sütü, UHT süt, paketli yoğurtlar… derken liste uzayıp, gidiyor. Tıpkı sorularımız gibi… Lezzeti bir tarafa  ne kadar sağlıklı ürünler tüketiyoruz?

Geçtiğimiz günlerde süt ürünleri hakkında merak ettiğimiz neredeyse tüm soruları yanıtlayan, Ankara Üniversitesi hocalarının katkıları ile hazırlanmış bir siteye rastladık: http://suthakkindahersey.com/



Süt ile ilgili aradığınız tüm soruların cevaplarını bulabileceğiniz gibi Sizde uzmanlara soru sorabiliyorsunuz. İşte o siteden seçtiğim, süt ile ilgili bilmeniz gereken 2 önemli soru.

Daha fazla bilgi almak için siteyi ziyaret göz atmanızı mutlaka öneririm.

Soru: Evde yapılan yoğurtlar neden daha çabuk ekşiyor?



Cevap: Yoğurdun istenilen kıvam, lezzet ve besleyicilikte olması için mikroorganizmalardan arınmış süt kullanılması, taze maya kullanılması, mayalamanın uygun sıcaklıkta ve sürede yapılması gerekir.

Ev yapımı yoğurtlar bu koşullarda üretilemeyeceği için ve yoğurt yapılan kap kacak ve ortamda bulaşan mikroorganizmalar nedeni ile alkol fermentasyonu yaparak ekşimektedir. Ambalajlı yoğurtlarda ise kullanılan mayanın saf olması dışında üretim ortamlarında hava filtreden geçmekte ve kontrollü ortamda dolum yapılmaktadır.

Soru: UHT işlemi sonucunda probiyotik yani faydalı bakteriler yok olur mu?



Cevap: Sütteki bakteriler probiyotik (bağırsaklar için yararlı) değildir. Bu nedenle  çiğ süt, pastörize veya UHT sütler probiyotik bakateri kaynağı olarak nitelendirilemez.

Süt genel olarak bir probiyotik ürün olarak değerlendirilmez. Her gıdanın yararlı olduğu etki farklıdır. Süt daha çok insan beslenmesinde büyümeyi ve gelişmeyi artırıcı özelliği ile ve başta da bebek ve çocukların beslenmesinde önem arz eden bir gıdadır. Buradaki özelliği iyi bir hayvansal protein ve kalsiyum kaynağı olmasının yanında bağışıklık sistemini güçlendirmesindendir. Bu etkiyi de probiyotik mikroorganizmalardan sağlamaz.

Probiyotik bakteriler yoğurt, peynir, kefir gibi fermente olmuş ürünlerde bulunur. Çiğ sütler, pastörize sütler ve UHT işleminden geçmiş paketli sütler probiyotik özellik taşımazlar. Probiyotik fayda elde etmek için yoğurt, peynir ya da kefir tüketmek gerekir.






Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Ağustos 2015 Perşembe

MADEN SULU ŞERİT POĞAÇA TARİFİ

değişik poğaça çeşitleri
maden sulu şerit poğaça

hayırlı günler sevgili arkadaşlar...

uzuun ,çok uzun bir zamandan sonra merhaba......

böyle araların ardından beni en mutlu eden şeylerden biri mesaj kutumun dolu olduğunu görmek....hele bazı arkadaşlarım var ki, disalin sayfasını güncelleme olmasa bile terketmeyen nadir kişiler onlar....

enn kıymetlilerden biri "sessiz takipcim".......çok teşekkür ediyorum sevgili sessiz takipcim....ismini bilmiyorum ama böyle gizemli kalmak daha güzel oluyor sanki......sayfamıza ve bize olan sevgin karşılıklı bunu bil istedim.....:))


verdiğim araya gelince,,
tatil dönüşü yaptım ama elime pc alacak zamanım asla olmadı....gelen giden eş dost ziyaretlerimizden dolayı blog güncellemesi yapamadım.....çok şeyler pişirip taşırdık ama maalesef fotoğraf bile çekemedim...


zaten heves falanda kalmıyo insanda......o kadar çok yemek sayfası türediki  .....facebook,instagram resmen yemek sayfalarıyla dolup taşıyor.....heryerde her tarif fink atıyor......insan yaptığı işin özel olmasını istiyor ama çoğu kişinin yaptığı işi artık yapası gelmiyor...

ben bu bloğu 2006 yılında açmıştım....o zamanlar fotoğraflarımız berbattı belki ama blog sahipleri az olduğu için kıymetli ve özeldi....herkes birbirini tanırdı ve değişik bir tarifi kimin bulduğu ,kimin ürettiği belli olurdu.....değişik tarif yapanların sayfasını güncellemesini heyecanla beklerdik....

ama şimdi facebookta tek kişinin yönettiği ama herkesin tarif paylaşımı serbet olan gruplar ve sayfalar var.......bir insana benim yemek bloğum var dediğinizde ,benimde var şeklinde cevap alabiliyosunuz.....çünkü siz özene bezene yıllarca hazırladığınız sayfanızdan bahsediyosunuz o kişi ise hazır açılmış bir facebook grubuna yaptığı paylaşımdan bahsediyor...

belki bu kötü birşey değildir....her insana rahatça ulaşan tariflerin çoğalması iyidir ama eski blog sahipleri verilen emekleri bilir,ve şu an tarif paylaşmanın eskisi kadar heyecan verici olmadığını söyleyecektir....

yinede tamamen ara verip soğumamak için bişeyler eklemeyi bir borç biliyorum kendime :) belki eskiye dönüş olur.....buralardan baraj,yol falan geçer,kıymetlenirde iyiki zamanında buradan yer almışım deriz...:D


pofuduk poğaça
maden sulu poğaça

poğaçamıza geçebiliriz artık.....eminim aklımda söylemediğim daha ne duygular vardır ...şimdi hatırlamasam da....

poğaçayı ilk kardeşim övdü bana.....genelde süt+yoğurt ile yaptığım pofuduk poğaçayı bu seferde maden suyu ile yaptım.....gerçekten nefiss puf puf dokusu çok güzel poğaçalarım oldu....

şeklini şerit olarak yaptım.....çok beğendik.....yapıp dolaba atmayı düşünüyorum..gelene gidene hemen çıkarıp yemek güzel olur...



çocuklar için poğaça
maden sulu poğaça

bir kısmını da bu şekilde yuvarlak peynirli yaptım.....çocukların çantalarına koymak için yine nefis bir atıştırmalık.....





maden sulu şerit poğaça
maden sulu şerit poğaça


maden sulu şerit poğaça


malzemeler....


  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı zeytinyağ
  • 1 su bardağı maden suyu( 1 şişe)
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kuru maya
  • aldığı kadar un

iç malzemesi...

  • küçük bir kalıp beyaz peynir (koyun peyniri kullandım)
  • 50 gr kadar tereyağ (yumuşak-erimişte olur)
  • bir tutam maydanoz
  • üzerine sürmek için 1 yumurtanın sarısı
  • serpmek için mavi haşhaş

yapılışı.....

  1. ÖNCELİKLE TÜM MALZEMELERİN ODA ISISINDA ILIK OLMASINA DİKKAT EDELİM....
  2. ılık süt ,şeker ve maya bir kapta karıştırılır kabarması için biraz beklenir...
  3. kabaran mayaya oda ısısındaki maden suyu, tuz,zeytinyağı eklenir ve karıştırılır...
  4. aldığı kadar un ile yumuşak bir hamur yoğrulur....mayalanmaya bırakılır..
  5. mayalanan hamurdan bezeler alınır(büyüklüğü size kalmış ben mandalina boyutunda almıştım)
  6. her beze oval şekilde açılır...içine tereyağ sürülür....bir ucuna peynirli harç konur...diğer ucu uzun şertiler halinde kesilir....
  7. peynirli taraftan başlayarak sarılır....elle hafif oval şekil vererek yağlı kağıt serili tepsiye dizilir..
  8. üzerlerine yumurta sarısı sürülür...haşhaş serpilir ve tepside tekrar mayalanmaya bırakılır....tepsi mayası önemli...iki katına çıkan poğaçalar 200 dereceli önceden ısıtılmış fırında kabarıp kızarana kadar pişirilir.....
  9. yuvarlak olan poğaça hepinizin bildiği üzere beze biraz açılır..içine peynirli karışım konur ve tekrar beze yapılır....afiyet olsunn:)

30 Haziran 2015 Salı

Pakmaya Türk Tatlıları ile hem serin hem hafif bir Ramazan...

İçinde olduğumuz dönem itibariyle geleneksel lezzetlerimiz sofralarımızda daha çok yer alıyor. Bununla birlikte hem sağlık hem de mevsimi göz önüne alarak hafiflik de arıyoruz... Pakmaya Türk Tatlıları serisiyle bize mükemmel öneriler sunuyor:
İrmik Tatlısı görünümü ve tadıyla nefis... Pakmaya Aşure zengin malzemeli aynı zamanda çok pratik. Pakmaya Tavukgöğsü tam kıvamında, lezzeti olması gerektiği gibi... Supangle pastanedekileri aratmıyor... Çeşitlerin zenginliğine bakar mısınız?

Ramazan'da sofralarınızı hem lezzetli hem de hafif tatlılarla taçlandırmak istiyorsanız alışveriş listenizden Pakmaya Türk Tatlılarını eksik etmeyin: Kolayca, hızla hazırlayın, her gün bir yenisini sunun...



Pakmaya pratik tarifleriyle de yardımcınız: www.mutfaginyildizi.com’da birbirinden güzel tarifler sizi bekliyor. Ben şahsen www.mutfaginyildizi.com’a bakmadan mutfağa girmiyorum.

En son Antep Fıstıklı İrmik Tatlısı'nı yaptım, çok başarılı oldu... Ramazanda iftar sofralarımı hangi lezzetlerle tamamlayacağım, bayramda misafirlerime hangi sürprizleri sunacağım diye düşünmeyin: Pakmaya, zengin ürün çeşitleri ve www.mutfaginyildizi.com’daki tarifleriyle vazgeçilmez yardımcınız olacak.

Sevgili hanımlar...Siz de Pakmaya ile "Mutfağın Yıldızı" olun; Pakmaya kalitesi, yenilikleriyle aileniz, sevdiklerinizi mutlu edin, bol bol teşekkür alın!








Bir boomads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Lilypie 6th to 18th Ticker disalin gözünden mutfak